25 Mart 2020
Evlerin yanı başında yaygın olarak çitle çevrilen hayvan barınağı. Eski Yunanca aule (aüle=avlu, ağıl), auleios (=avlu ya da avluya dair), aulion (=ağıl, kulübe), aulis/aulidos (=kuş yuvası, mağara) ve aulizomai (= [hayvanlar için] geceyi avluda geçirmek) sözleri kullanılıyordu. Bu açıdan, Türkçedeki avlu sözünün Eski Yunancadan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Latince aula sözü önceleri ‘Yunan evlerinin avlusu’nu ifade etmiştir. Zamanla Roma evlerinin avlu şeklindeki salonlarına aula denilmiştir. Omiros’ta avli sözü ‘avlu’ karşılığındaydı. İster evin içindeki üstü açık salon olsun, isterse evin etrafındaki üstü açık yer olsun, her iki durumu da içeren avlu kelimesi Eski Yunancaya varmaktadır. TDK Sözlüğünde de avlu kelimesinin Yunanca kökenine işaret edilmektedir.
İtalyanca aula (=avlu şeklindeki salon, sınıf, salon), Pencapça vihara, Kazakça avla (=ağıl), Özbekçe hàvli, Türkmence hovlı, Uygurca hoyla sözleri de ‘avlu’ karşılığındadır. Etimolojik açıdan ‘yuva, kuş yuvası’ karşılığındaki Azerice hulin ve Kürtçe hêlin sözlerinin de Eski Yunanca aule sözüyle aynı kökene dayanmış olduğunu sanıyorum.