9 Ekim 2026
Genellikle cepte veya kemere takılı olarak kılıf içinde taşınan ucu sivri ve keskin, bir kısmı sırmalı ve köstekli olan bir tür bıçak veya hançer. Cumhuriyet öncesi dönemde yaygın olarak önde gelen devlet erkânı tarafından taşınmıştır. Latince acuere (akuere: ‘keskinleştirmek, sivriltmek’) yüklemiyle bağlantılıdır. Bu yüklem Latincede acui veya acuō biçimleriyle de biliniyor. Aynı dildeki acus (akus: ‘iğne, şiş, ucu sivri nesne’), acuārius (akuārius: ‘iğne, şiş veya ucu sivri nesne üreten kimse’) ve acūtus (=keskin, sivri) sözcükleriyle ilişkilidir. İtalyanca acume (=keskinlik) ve acuto (=keskin; sivri; ince) sözcükleri de aynı köktendir. XVII. yüzyılda Evliya Çelebi “akve nām hançer” ifadesini kullanmıştır.