21 Ağustos 2019
Bitki yetişmeyen ya da çok az yetişen verimsiz topraklar. Farsça ve Kürtçe şor (tuzlu) sözcüğüne dayanılarak çorak sözcüğü Pehlevice, Partça gibi Orta İran Dillerinde şorek, şurek, şorak şekilleriyle ifade ediliyordu. Bir kısım Asya Dillerine de geçerek; Kırgızca şor, Özbekçe şor tupràk, Türkmence şor/şorluk, Uygurca şor/şortan, Kazakça sor/sortan/soran, Azerice şoran şeklinde dile getirilmek tedir. Orta Farsça şorag (tuz bataklığı) sözcüğü Türkçede çorak şeklini almıştır. Ermenice çor (=kuru, susuzluktan ürün vermeyen toprak) sözü de aynı açıdan ifade edilmiştir. Ermenicede aynı karşılıkta çorak sözü de kullanılıyor.
Buna karşın, Kürtçe ve Ermenicede telaffuz edilen çor (=hastalık) sözcüğü Anadolu’daki Oğuz boylarınca da kullanılmaktadır. Bu açıdan ‘hastalıklı’ toprak karşılığında da çorak denilmiş olması akla gelebilir. Oysa, ‘tuzlu, verimsiz topraklar’ karşılığında çorak sözcüğünün kullanılmış olması baskın bir görüş olarak belirmektedir. Çünkü, bu sözcüğün yayıldığı yakın coğrafyalarda tuzlu toprak diye de belirtilmesi bu yöndeki bağlantıya destek oluşturmaktadır.