27 Mayıs 2021
Mühür, damga, üzeri mühürlü yüzük. Arapça ḫātam (=mühür, damga) sözünden. İbranice ḥotem ve Amharca maḥitemi kelimeleri de aynı karşılıktadır. Yazıların veya mektupların sonunda imza karşılığında basılan kazılmış damga idi. Söz konusu damga önceleri yüzük gibi parmakta taşınırdı. Yazıların sonunda olduğundan mühür veya damga karşılığında ‘son, sonuncu, en son’ karşılığıyla da biliniyor. Hātem yüzdeki benleri ve mühür gibi parlayan gözleri de ifade etmiştir. Mühür gibi parladığından hātem yüz ‘ışıldayan, parlayan’ olarak algılanmış olmalıdır. Hātem’ül-mülk ‘hükümdar mührü’, hātem-ün- nübüvvet ‘peygamberlik işareti’ demekti. Arapça ḫātam’ın çoğul şekli ḥavātîm’dir. “Siyah saçların da hatem yüzlerin/ Garip bülbül gibi zareler beni/ Hilal ebruların ahu gözlerin/ Tığ-ı sevda ile yâreler beni” (Sıtkı).