31 Ocak 2021
Alevi cemlerinde yapılan duaların sonrasında yüksek sesle ve topluca söylenen söz. Farsça Ḫudā (=Allah, Tanrı, Cenābıhak) ve Kürtçe Ḫudê adlarının kısaca Ḫu hecesinin Türkçede Hü şekliyle seslendirilmesinden kaynaklanmıştır. Bu seslendirme Zerdüştilerin temel kutsal kitapları olan Avestada Tanrı’nın Hu olarak çağrılmasına dayanmaktadır. Osmanlı ordusunu oluşturan Yeniçeri Ocaklarında Bektaşi pirleri dua ettikten sonra, yeniçeriler hep bir ağızdan Hu çekiyorlardı. Türkmen köylü kitlesi bu sözcüğü Hü biçimiyle telaffuz etmiştir. Avesta’daki Hu adı Eski Farsça U veya Uv şekliyle seslendirilmiştir. Zerdüştilerin temel kitabı olan Avesta’da Hu olarak aktarıldığı belirleniyor. Aynı adın Çağdaş Farsçada Ḫu biçiminde seslendirildiği görülüyor. İranî Dillerdeki bu kelimenin veya adın Sanskritçe su (=iyi, güzel) sözcüğüyle bağlantısı söz konusu değildir. İran Dillerinde Hu veya Ḫu sözü ‘Tanrı, İlah, Rab’ karşılığında kullanılmıştır. ‘Tanrı’ karşılığındaki Hüda sözü de Hü kök sözüyle bağlantılıdır.