Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

 

 

 

 

 

 

 

 

Göçebe

16 Mayıs 2020

     Yerleşik bir düzene tabi olmaksızın hayatını idame ettiren topluluklar. Farsça ve Kürtçe koç (=göç) sözüne istinat etmektedir. Bu söz en az bin yıl öncesinden beri Türkçede kullanılıyor. Farsça koç kerden (=göç etmek, göçmek), koç-nişin (=göçebe), koç-nişini (=göçebelik) sözleri biliniyor. Bu ve benzeri sözleri Kürtçede de görmekteyiz. Kürtçe koç (=göç), koçber (=göçmen), koçer (=göçer, göçebe), koçeri (=göçebelik), koçberi (=göçmenlik), koçmêş (=kayalara veya ağaç kovuklarına yerleşmiş bal arıları) sözlerini örnekleyebiliriz. Rusça koçevat (=göçmek) sözü Farsça ve Kürtçeden Türkçeye yakın diller üzerinden intikal etmiştir. Azerice ve Uygurca köçmäk, Özbekçe köçmàķ, Tatarca küçü ve Türkmence göçmek şeklinde telaffuz ediliyor. Buna karşılık, göçmen sözü yerine Arapçadan gelen muhacir kelimesi bu dillere de geçmiştir. Bu ve benzeri kelimelerin Oğuz boylarının İslamlaşma sürecinde oldukça fazla miktarda olduğu görülmektedir.

     ‘Göçebe, göçmen’ karşılığında Ermenice koçvor, Rusça koçevnik veya koçevo, Lehçe koçzownik ve Tacikçe kuçmançi sözlerinin yanı sıra Urducada ise avare sözü ‘göçebe’ diye bilinmektedir. Bkz. Avare.