Etimolojik Açıdan

 

 

Son Eklenenler

Bilal Aksoy

Fol

21 Ağustos 2020

     Tavuğun yumurta yapması için bırakılan yumurta veya yumurta benzeri nesne. Yunanca phóli (>fōli: ‘fol’) kelimesiyle bağlantılıdır. Bu kelime, Eski Yunanca pholeós (foleos: ‘yabani hayvanların oturduğu mağara, kovuk, in’) ve pholeio (=bir kovuğa sinmek, saklanmak) ve pholeia (=bir mağaraya çekilmek) sözleriyle ilişkilidir. Kürtçede folık (=tavuğun kuluçkaya yattığı veya yumurtladığı yer) sözünün yanı sıra fere û fol deyimi (=kap kacak) kullanılıyor. Bu deyim, fere (=kap, geniş kap, tabak; geniş) ve fol (=çanak, tas, kâse, çukur kap) sözcüklerinden oluşmaktadır. Hayvanların yeminin bırakıldığı çanak şeklindeki yere Kürtçede afır denilmektedir. Afır sözü bir olasılıkla afor şeklinden dönüşmüş olabilir. Afır veya afor sözlerindeki fır veya for hecesinin fol ile aynı etimolojik kökene dayanmış olması mümkündür. Eski Yunanca pholeós (foleos) kelimesinin Kürtçede kullanılan fol ve folık sözleriyle bağlantılı olduğu görülmektedir. Türkçedeki folluk (=tavuğun yumurtladığı yer) sözünün Bulgarca polog’dan değil Kürtçe folık’tan geldiği anlaşılmaktadır. Türkçede fol yok yumurta yok deyimi ‘henüz ortada bir şey yok’ demektir.