Etimolojik Açıdan

 

 

Son Eklenenler

Bilal Aksoy

Bent

28 Şubat 2020

     Bağ, bağlam, bağlama, suyun tutulması, baraj. Fasça bend (=bağ, bağlama) sözcüğünden. Bu sözcük aynı karşılıktaki Kürtçe bend sözcüğüyle eş kökenlidir. Türkçede bent şekliyle yer etmiştir. Türkmenceye de geçen bend sözcüğü bu dilde ‘baraj’ karşılığındadır. Bent sözcüğü ayrıca Osmanlıdan bu yana kanun maddelerinin kendi içindeki kısımlardan her biri için telaffuz ediliyordu: “20. maddenin 2. bendi” gibi. Bunun yanı sıra divan edebiyatında dört ya da daha fazla mısradan oluşan bölümlerden her birine de bend/bent deniliyordu. Makalelerin her bir paragrafı bend olarak görülüyordu. Bent aynı zamanda boğum karşılığında da kullanılmıştır. Nedim’in şu dizeleri bendin bu son kullanımına örnek oluşturabilir: “Sen açıl gül gibi zār ile hezār olsun Nedîm/Bend bend olsun ham-ı zülfün şikâr olsun Nedîm”. Birini kendine bent etmek, birini kendine bağlamak; birine bent olmak, birine bağlanmak, tutulmak, âşık olmak’ demektir. ‘Bağlamak’ karşılığındaki İngilizce bind, Almanca ve Hollandaca binden, İtalyanca bendare ve İsveççe binda sözcükleri İrani kökenli bend sözcüğüyle bağlantılıdır. Bkz. Bende.