Etimolojik Açıdan

 

 

Son Eklenenler

Bilal Aksoy

Dal

26 Nisan 2020

     Ağaçlardan çıkan kollardan her biri. Anadolu’nun bilinen en eski halklarından Hurriler ‘ağaç kolu’na tali diyorlardı. Orta Çağ’da Türkçede tal şekliyle dile getiriliyordu. Ancak Türkçedeki dal kelimesinin başta Hurrice olmak üzere Aryen Dillerden intikal ettiği anlaşılmaktadır. Bu açıdan Farsça ve Kürtçe dar, ‘ağaç’; Kürtçe darık (=ağaççık) sözleri kullanılmaktadır. Urduca ve Tacikçe daraḥt, İngilizce tree, İsveççe trëd, Rusça derevo, Slovence drevo, Sırpça, Boşnakça ve Hırvatça drvo, Bulgarca durvo kelimeleri ‘ağaç’ demektir. Türkçedeki dal (=ağaç kolu) sözünün Farsça ve Kürtçedeki dar (=ağaç) kelimesinin son harflerindeki r/l dönüşümüyle dal şeklinde telaffuz edilişinden kaynaklanmış olabilir.

      “Dostun bahçesine bir hoyrat girmiş/Gülünü dererken dalını kırmış” (Pir Sultan Abdal). Dal sözcüğünün çok eski dillerden Türkçeye kaldığı görülmektedir. Hurrice tal (=dal, odun) ve tali (=ağaç, odun); Hititçe taluganu (=uzatmak), talukes (=uzamak), dalugi (=uzun) ve dalugnu (=uzatmak) sözleri Türkçedeki dal sözüne yol açmıştır. Hintçe dala (=dal) sözü de aynı karşılıkta dile getirilmektedir. Türkçedeki dal sözcüğü Eski Yunanca thálos (=dal) ve thállo (=yeşermek, dallanmak) sözleriyle de bağlantılıdır. Türkçeye yakın dillerde dal sözcüğü yaygın değildir. Yalnızca Kazakçada budak sözcüğünün yanı sıra tal sözcüğü de telaffuz edilmiş. Dal karşılığında Kazakça ve Kırgızca butak, Tatarca botak, Uygurca putak, Azerice budag deniliyor. Dal karşılığında Kırgızca şak, Özbekçe şàh, Türkmence şaha, Uygurca şah ve Rusça suk sözleri İran Dillerinden alınmadır. Öte yandan ağaç karşılığında Kazakça ağaş, Kırgızca cığaç, Azerice ağac, Tatarca ve Türkmence ağaç denilmektedir. Bu örneklemelerden de anlaşılacağı üzere dar sözü Türkçede bilinmekle birlikte ‘ithal’ bir söz olduğu anlaşılmaktadır.