Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

 

 

 

 

 

 

 

 

Melik

28 Eylül 2019

    Hükümdar, egemen, kral; mal sahibi, Tanrı’nın sıfatlarından biri. Fenikelilerce mlk (=hükümdar, kral), İbranice mlk (=egemen), Akadca malku ya da maliku şekliyle biliniyordu. Aramicede malka (=hükümdar) kelimesi sonraları Süryanicede de malka şekliyle yer aldı. Süryanice malka kelimesi Arapçada melik, Farsçada şah, Ermenicede takavor ve Kürtçede sultan, khumkār olarak biliniyordu (Vocabularies English Arabic Persian Turkish Armenian Kurdish”, London 1920, s.390-391).

    Akadcada uzun süre ‘hükümdar, mal sahibi’ karşılığında belum kelimesi kullanıldı. ‘Belum’da b>m’ye dönüşmüş olabilir. Bu takdirde, mel kök sözcüğünün belirdiği varsayılabilir. Sumerce mul (=yıldız) ile Akadca mulu (=tepe, zirve) ve multarrihu (=yüce, ulu) kelimelerinin melik sözcüğüyle aynı etimolojik kökü oluşturduğu kanısındayım. Bununla birlikte, İbranicede malkam (=büyük kral) ve malokh (egemen, Tanrı) sözlerinin bulunduğu göz ardı edilmemelidir. Malokh, Kenan diyarının bir tanrıçası idi. İncil’de Maloch adıyla anılmaktadır.

     Malik, Abd’ul- Malik gibi isimler sonraları Melik, Abd’ul-melik şeklinde telaffuz edildiler. İbranice muluk şeklinden Arapça mülûk ve melik şekilleri oluşmuştur. İbranice muluk, tersinden okununca kulum olur ki, Eski Mısır Dilinde (Kıptice) ‘taç’ karşılığında bir kelime olarak belirmektedir. Bilindiği üzere taç, krallığın sembolüdür.

    İslamiyetten sonra Emevilerin Muaviye’si ilk kez malik sıfatını takındı. Bu durum da dindarlarca hoş karşılanmamıştır. Çünkü, onların imamat dedikleri egemenlik mercileri bulunuyordu. Bu itibarla, bir tür krallık sayılan ‘malik’lik islam dışı sayılmıştır. Çünkü, Müslümanlara göre, asıl malik Tanrı’nın kendisidir. Onlara göre, Emevi hükümdarları kendilerini Tanrı’nın yerine koyuyorlardı. Bu duruma bir tepki olarak -sonraları- esnaf dükkânlarındaki “Mülk Allah’ındır” tabelası belki de bu nedenle asılıdır.

   İslamiyetin yayılmasıyla birlikte, İran coğrafyasındaki şah unvanı yerine malik/melik unvanı da yaygınlaştı. Bu bağlamda, Alevi Büveyhilerden Bahā al-Davla, Farsça Şahinşah (=krallar kralı) unvanından esinlenerek, kendisini malik al-mulûk olarak tanıtmıştır. Selahaddin-i Eyyubi’nin kardeşi Melik-üs-Sâlih ve oğlu Melik-üz-Zâhir’in yanı sıra, kardeşi Turan Şah, Melik-ül Muazzam unvanıyla tanınmıştır. Sultan Alp Arslan’ın oğlu Melikşah’tan başka Orta Çağda, melik unvanını birçok kimse kullanmıştır.