Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

 

 

 

 

 

 

 

 

Tuğ

7 Mart 2020

       Mızraklara takılan at kuyruğu. Eski Çin imparatorlarının kullandıkları sorguç. Kaşgarlı Mahmud, tuğ’u kös (=davul) ve bayrak olarak da tanımlamaktadır. Tarihte en evvel Çinliler tarafından kullanıldığından tuğ sözü Çinceden kaynaklanmıştır. Çincede önceleri tu, sonraları tug olarak ifade edilmiştir. Tibetliler, “yak öküzü”nün kuyruğundan tug/thug (=tuğ) yapıyorlardı. Yakutların adı, bir kısım dil bilimciler tarafından “yak öküzü” adıyla ilişkilendirilmektedir. Aslında Tibetçe yak, ‘öküz’ demekti. Moğollar da Çinlilerden aldıkları tug sözünü olduğu şekliyle ifade ettiler. Buna karşılık, Codex Comanicus’ta Kumancada tov şekliyle yer almaktadır. Uygurlar da Çinlilerden alarak onlar gibi tug sözünü telaffuz ettiler. Moğol hükümdarı Cengiz Han, kır atın kuyruğundan yapılan ‘tuğ’u hükümdarlık nişanesi olarak sergiliyordu. Tuğ’lar at, it ya da öküz kuyruklarından yapılıyordu.

    Moğol hükümdarı Cengiz Han, Çin ülkesini denetimi altına alınca Çin’i yönetmekle görevlendirdiği komutanı Mukali’nin dokuz kuyruklu beyaz bir tuğu vardı. Türkçe konuşan eski aşiretler ya da boylar, kızıl rengi kutsal sayarken, Moğollar tıpkı Çinliler gibi sarı rengi kutsal sayıyorlardı. Türk boylarına Kızılbaş denilmesinin nedeni de bu anlayıştan olsa gerektir. Bir kısım aklı evveller Kızılbaşlığı Alevilikle ilişkilendirmeye gayret etmektedirler. Oysa, Alevilik bir inanç sistemidir, Kızılbaşlık ise etnik bir kavramdır ve Türkleri ifade etmektedir.

    Kırgızlar, ‘tuğ’a tüpök diyorlardı. Onlar, at ya da yak öküzünün kuyruğundan mızrağın ucuna tüpök (=tuğ) bağlıyorlardı. W. Eberhard, “Çin’in Şimal Komşuları” kitabında (Ankara 1942, s.68) Kırgızların kızıl renkli bayraklarının olduğunu ve kızıl renge manevi açıdan saygı duyduklarını aktarmaktadır. Kırgız reislerinin kızıl tuğ/bayrak dikerek altlarında saygı gösterisinde bulundukları belirlenmektedir. Kırgızlar “kızıl tüpök” olarak dile getirdikleri ‘kızıl tuğ/kızıl bayrak’ idi. Kırgızcada “tuu bailadı” sözü ‘tuğ bağladı’ demektir.

   Araplar tuğ yerine alam (>alem) sözünü kullandılar. Osmanlılarda alem ve alemdar sözleri biliniyordu. İslam öncesi Arap toplumlarında her kabilenin farklı renklerde olan alemleri bulunuyordu. İslamiyetle birlikte, Hz. Ali yandaşları yeşil, Emeviler beyaz ve Abbasiler kara renkli bayrakları taşıdılar ve kutsadılar.

    Sonuç olarak, tuğ sözünün Çince tug’dan kaynaklandığı, Çinceden komşu halklara intikal ettiği; bu açıdan Moğolca, Uygurca ve Tibetçede tug şekliyle telaffuz edildiği görülmektedir. Eski Çinlilerin tu dedikleri siyah ipekten yapılma ordu bayrakları vardı. Eski Çin hükümdarları çok önceleri ‘tuğ‘ları başlarına iliştirdiklerinden Çince tu ya da tug sözlerinin Çincede ‘baş’ demek olan tóu sözüyle ilişkili olduğunu sanıyorum.

   Çince kaynaklı Türkçedeki tuğ sözü şahıs adları olarak da kullanılmaktadır. Eski Türkçe sanılarak ‘tuğ’lu isimler revaçta görülmektedir: Tuğaç, Tuğaçar, Tuğal, Tuğalp, Tuğay, Tuğberk, Tuğcan, Tuğcu, Tuğçe, Tuğçem, Tuğdan, Tuğdemir, Tuğer, Tuğhan, Tuğkan, Tuğsal, Tuğsan, Tuğsel, Tuğser, Tuğtan, Tuğtaş, Tuğtekin vd. Tuğrul, Tugay ve Tuğgeneral sözlerindeki tug ya da tuğ ön ekleri de Çince tug sözünden gelmektedir.