23 Mart 2021
Bir erkeğin nikâhlısı olan kadınlardan her birinin ötekine göre adı, ortak, nöker. Kadının ortağı, bir erkeğin ikinci ve sonraki kadınları. Aynı karşılıkta Orta Çağ Türkçesinde küni sözü kullanılıyordu. Kaşgarlı Mahmud küni (=kuma) sözcüğünü aktarırken ayrıca künğ (=cariye) sözcüğünü de ayrı madde halinde yazmıştır. Ramstedt, küni sözcüğünün Koreceden alındığını öne sürmüştür. Kıpçakçada hem kuma şekli hem de koma şekli ‘bir kadının ortağı, kuma’ karşılığında biliniyordu. Çağatayca koma ‘cariye’ demektir. Türkçeye yakın dillerden birçoğunda kuma sözcüğü kullanılmıyor. Azericede günü, Kırgızca künü veya kündöş, Özbekçe kündàş, Tatarca köndäş, Türkmence güni, Uygurca kündäş olarak görülen sözler ‘kuma’ karşılığındadır.
Menges kuma sözcüğünün Farsçada da kullanıldığını açıklıyor. Reşidüddin de kuma sözcüğünü aktarmış. Bununla birlikte, Vammala kuma sözcüğünün Doğu Slavcadan aktarıldığı kanısındadır. Hasan Eren kuma sözcüğünün kökeninin belirsizliğini kabullenmekle birlikte, Moğolca ḳuma‘dan yayılmış olabileceğini ifade ediyor. XIV. yüzyıldan itibaren yazılmış olan Osmanlı dönemi eserlerinde kuma sözü de yer almaktadır. Bu dönemin eserlerinde ikinci eşe kuma, öncekine altçı denildiği görülüyor. Orta Çağ’da Moğol toplumunun çok eşli evlilikleri dikkate alınınca Moğolcada karşılaşılan ḳuma sözünün Türkçede de sonraları kullanılmış olduğu söylenebilir. Moğolca ḳuma sözcüğü ‘cariye; nikâhsız eş’ karşılığıyla bilinmektedir.