26 Nisan 2026
Halk arasında ‘cilve, naz’ karşılığında kullanılan bir sözcük. Bu sözcüğün kandiş, kandis gibi şekilleri olmakla birlikte Türk Dili Tetkik Cemiyeti tarafından 1934 yılında yayımlanan Tarama Dergisi (C.2, s.1065) adlı kaynakta kandış (=cilve, naz) şekliyle aktarılmıştır. Bir kısım kaynaklara göre bu sözcüğün kandil sözcüğünden evrildiği yazılmakla birlikte bu kanıda olmadığımı belirtmeliyim. Bu açıdan bu sözcüğün kandırmak sözcüğüyle ilişkili olduğu kanısındayım. Kandırmak aynı zamanda karşısındakini etkilemek, aklını çelmek ve çalımlamak olarak da biliniyor. Bu bağlamda söz konusu sözcüklerin Arnavutça kandis (=kandırmak, aklını çelmek) sözcüğüyle bağlantılı olduğu anlaşılıyor. Mersin’in Mut ilçesi yöresinde kantiş ‘cilve’, Antep dolaylarında kandış atmak veya kandiş atmak ‘gösteriş yapmak, kırıtmak’, Samsun havalisinde kantik ‘oynak, hoppa kadın’ karşılığındadır. Arnavutçadaki kandis (=kandırmak, aklını çelmek) sözcüğünün Türkçe kandırış sözcüğünden evrilmiş olması bir olasılıktır. Bununla birlikte bu söz veya sözcüklerin kökeni Hint-Avrupa dillerindeki ken/ ḫan (=gülmek) gibi sözcükler olabilir. Aynı kökle bağlantılı olarak Ermenicede ḫint (=gülmek) sözcüğü biliniyor.