27 Ekim 2026
Savaşa katılmış olan kimse, savaştan dönen veya savaş mağduru. Aynı karşılıktaki Arapça ġāzî sözcüğünden. “Gazi olan Hak yoluna soyunur / Şehit olan al kanlara boyanır” (Pir Sultan Abdal). Gazi sözcüğü Arapça ġazā’ (=savaş) ile ilişkilidir. Arapça ġazā’ ise Sumerce gaz (=öldürmek, yok etmek, parçalamak, dövmek, ezmek, vurmak; kavga, mücadele, savaş) sözcüğünden kaynaklanmaktadır. Sumerce gaz sözcüğü aynı zamanda ‘ısırarak parçalama’ demektir. Bu Sumerce sözcük Kürtçe gez (=ısırma), gez kırın (=ısırmak, dişlemek), gezgezık (=ısırgan otu) ve gezok (=ısırgan, ısırıcı) sözlerinin kökenidir. Kürtçe gazi (=bağırma, çağırma) de gez ile aynı kökten türetilmiştir. İslam öncesi Arapçasında gaza kelimesi ‘savaş’ demekti. İslamiyet’in yayılmasından sonra ise bu sözcük yaygın olarak ‘din uğrunda yapılan savaş’ olarak açıklanmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda gazi zamanla ‘din uğrunda savaşmış olan kimse’yi ifade etmiştir. Bununla birlikte adı İslam (=barış) demek olan bir dinin mensuplarının savaş taraftarı olması özendirilemez. Aslında tüm dinler de yer kürede barışın ve huzurun egemen olması gayesindedirler. Ayrıca bkz. Gaza.